[ İnternet suçlu değil ]

İnternete yönelik sansür girişimleri başladı. Çok kısa süre içinde bunların artacağı net bir şekilde görülebiliyor. Somut suçlar ’sokakta’ meydana gelirken, internet (ve daha özelde internet kafeler) tüm günahların merkezindeymiş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Bu ‘hedef şaşırtmaca’ ise gerçek sorumluların ortaya çıkmasını engelliyor.
“Sansürün tanıdık ayak sesleri” yazısında “Kurdun puslu havayı sevmesi misali, hükümetler de baskıcı hayallerini ortaya koymak için kriz anlarını bekler” diyor Radikal gazetesi internet editörü Serdar Kuzuloğlu ve konuya uzman bakışı getiriyor:
“Sonra ülkeyi sarsan Hrant Dink cinayeti gerçekleşti. Porno operasyonunu İnterpol sayesinde yürüten güvenlik güçleri, olay yerinde (İstanbul’un en işlek birkaç caddesinden biri) kendi güvenlik kameraları olmadığı için katili de olay yerindeki esnafın güvenlik kamerasından tespit etti. İhbarı oğlunun yere serdiği cesede televizyon ekranında gözyaşı döken annesi yaptı.
Bunca tesadüf sonucu yakalanmasından olacak ki polisler bile katile milli kahraman muamelesi yapmanın acayipliğini düşünemedi. Öyle ki üstünün bile doğru dürüst aranmadığı dört gün sonra üstünde bulunan SIM kartlarından belli oldu.
Bunca amatörlüğün, geç kalınmışlığın, iş bilmezliğin hesabı sorulmadı ama neyse ki ülkeyi ikiye bölen bu cinayetin beyni hemen bulundu: internet!”
Loading...
Türkiye’de internet hem pahalı hem de sansürlü. Bu konuyla ilgili çok güzel bir yazı, yine Serdar Kuzuloğlu’ndan.
http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=sa&haberno=3408
samsun - Mart 19, 2007 at 4:26 am